Pazar , Aralık 15 2019
Home / Gebelik / Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği) Nedir?

Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği) Nedir?

Halk arasında üzüm gebelik olarak ta bilinen mol gebelik; hamileliğin ilk aylarında tanısı konulabilen, plasentanın anormal gelişim gösterdiği, ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır.

Ultrason muayenesinde rahmin içinde üzüm taneleri şeklinde kistik yapılar şeklinde gözlenir.

Mol gebelik genellikle yanlış bir kromozomal birleşme sonucunda bebeğin genetik yapısının bozulması anlamına gelmektedir. Bebeğin beslenmesini sağlayan trofoblast hücreleri anormal şekilde çoğalarak pek çok rahatsızlığa yol açar. Üzüm gebelikte bu rahatsızlıklardan biridir ve uygun yöntemlerle tedavisi mümkündür.

Normal bir durum olmayan bu hastalığın tam ve kısmi mol gebelik olmak üzere iki türü vardır:

Tam (komplet) Mol

En sık rastlanan bu tür çekirdeksiz yumurta hücresinin spermle döllenmesiyle oluşur. Plasentanın içinde bebeğe ait hiçbir doku bulunmaz. Yumurta çekirdeksiz olduğu için plasenta gelişmeye devam etse de bebek gelişimi olmaz.

Kısmi (parsiyel) Mol

Yumurta hücresinin iki sperm tarafından döllenmesi sonucu oluşan kısmi molde, plasenta normalden fazla büyür. Yapılan testlerde bebeğe ait dokular gözlemlenir ancak kromozom sayısı 69 olduğu için normal bir bebek gelişemez.

Normal hamilelikte bir sperm hücresi bir yumurta hücresini döller ve sonrasında yumurta hücresinin etrafındaki kabuk kapanarak başka bir sperm hücresinin girişine izin vermez.

Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği) Sebepleri Nelerdir?

  • Asya ülkelerinde özelliklede Japonya’da çok sık rastlanan üzüm gebeliği Türkiye’de görülme sıklığı 1000’ de 1’dir. Bir kez bu rahatsızlığı yaşayanlarda %1 olan bu oran, iki kez yaşayanlarda % 10’a kadar yükselmektedir.
  • Normal olmayan bu gebeliğin oluşumunda annenin yaşı en önemli faktörlerden birisidir. 35 yaş üstü ve 20 yaş altı anne adaylarının molar gebelik geçirme oranları yüksektir.
  • Sosyo ekonomik düzeyleri düşük olan ve yeterli beslenemeyen kadınlarda bu rahatsızlık daha fazla görülmektedir.
  • A vitamini ve beta karoten eksikliği olan kadınlarda bu soruna daha sık rastlanmaktadır.

Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği) Belirtileri Nelerdir?

Normal hamileliklerin; adet gecikmesi, yoğun mide bulantıları ve hamilelik testlerinin pozitif çıkması gibi tüm belirtileri bu tür anormal durumlarda da görülür. Aşağıdaki belirtiler ise hastalığın teşhisinde belirleyici rol oynayabilir.

  • Ayda şiddetli kanamaların başlaması,
  • Bulantı ve kusmaların çok şiddetli olması,
  • Kan testinde bakılan beta HCG hormonunun 100.000 üniteden fazla ölçülmesi,
  • Vajinadan üzüm tanelerine benzeyen parçaların gelmesi,
  • Kahverengi ya da parlak kırmızı renkte akıntıların olması,
  • Nadiren de olsa yumurtalık kistlerinin oluşması,
  • Ani gebelik tansiyonu yükselmeleri,
  • Tiroid bezlerinin normalden fazla çalışması,

Belirtiler kısmi üzüm gebelikte daha hafiftir ve semptomlar ilerleyen aylarda kendisini gösterebilir.

Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği) Nedir? Konulu videomuzu izleyebilirsiniz.

Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği) Nasıl Teşhis Edilir?

Bu hastalığın tanısı ultrason yöntemiyle konulabilir çünkü görülen ve hissedilen bulgular başka rahatsızlıkları işaret ediyor da olabilir. Özellikle 5. haftadan yani adet gecikmesinden bir hafta sonra yapılan ultrason çekimlerinde erken dönemde tanı konur.

  1. Tam mol hamileliğin teşhisi daha kolaydır. Ultrason sayesinde normalde görülmesi gereken kesecik yerine, çok sayıda içi sıvı dolu kesecikler görülür. Bu durum tanı koymada çok önemli bir ipucu olmaktadır.
  2. Beta HCG hormonunun 100.000 ünite gibi değerlerin çok üstünde ölçülmesi uzmanları hastalık konusunda şüphelendirir.
  3. Muayenede rahim normal ayında olması gerekenden daha büyük ve yukarıda görünür.
  4. Kısmi mol daha zor teşhis edilir. Çekimler sırasında kesenin görülmesi ve içinde fetüs benzeri yapıların bulunması, normal gebelikle karıştırılmasına sebep olabilir. Bu sebeple plasentanın çok iyi incelenmesi gerekir.
  5. Tam mol genellikle müdahale edilmediğinde 16. haftanın sonunda, kısmi mol ise ilerleyen aylarda düşükle sonuçlanabilir. Annenin sağlığının olumsuz etkilenmemesi için düşük sürecini beklemeden tanı konur konmaz sonlandırılması gerekir.

Beta HCG Değerleri Hakkında Tüm Detaylar konulu yazımızı okuyabilirsiniz.
Beta HCG değerleri hakkında tüm detaylar: https://www.bebek.com/beta-hcg-degerleri/

Mol Gebelik’in (Üzüm Gebeliği) Anne Adayı İçin Tehlikeleri Nelerdir?

  • Geç fark edildiğinde ani kanamalarla birlikte annenin dolaşım sistemi açısından çok ciddi problemlere yol açabilir.
  • Kanamaların yoğun olması sebebiyle anne adayında kansızlık (anemi) görülür.
  • Ani tansiyon yükselmelerine çok sık rastlanır. Tiroid bezlerinin fazla çalışması ile birlikte tiroid krizi oluşarak annenin hayatını tehlikeye sokabilecek durumlar ortaya çıkabilir.
  • Bazen hamilelik sonlandırılsa bile kalan hücreler rahmi kaplar ve damar yoluyla vücuda yayılarak Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) dediğimiz bir kanser türüne dönüşebilir.

Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği) Tedavisinde Hangi Yöntemler Uygulanır?

Mol gebelik normal olmadığı ve anne için ciddi sağlık problemleri oluşturabileceği için tanı konur konmaz tedavi süreci başlatılmalıdır. Bu tür hamileliklerin normal doğum olarak gerçekleşmesi mümkün değildir ve mutlaka alanında uzman kişilerce sonlandırılmalıdır.

Yapılan vajinal ultrasondan sonra öncelikli olarak annenin genel sağlık problemlerinin teşhis edilmesi gerekir. Yapılacak ameliyat sırasında plasentadan kopan hastalıklı hücrelerin kan damarlarından geçerek akciğere ulaşma riski bulunduğu için önlem amacıyla akciğer grafisi çekilir.

Kan grubu belirlenerek kan uyuşmazlığı tespit edilirse uyuşmazlık iğnesi (anti Rh immunglobulin) yapılarak genel anestezi altında anne kürtaj ameliyatına alınır.

Uzmanlar tedavide vakum kürtaj yöntemini tercih etmektedir. Rahim normalden daha büyük olduğu için kürtaj sırasında rahim yırtılmaları ve aşırı kanama gibi komplikasyonlar meydana gelebilir bu sebeple ameliyatın tam teşekküllü bir hastanede yapılması annenin sağlığı için çok önemlidir. Ameliyat sonrasında alınan parçalar patolojik incelemeye alınmalıdır.

Uzmanlar ailenin daha önce çocukları olmuşsa ilerleyen aylarda annenin tekrar aynı sıkıntıları yaşamaması için rahmin tamamının alınmasını önerebilir.   

Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Her ameliyatta olduğu gibi molar hamileliklerde yapılan kürtaj ameliyatından sonra da dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Ameliyattan sonraki ilk bir yıl içerisinde anne hamile kalmamalı ve doğum kontrol hapı kullanarak korunmalıdır. Rahim bu dönemde çok hassastır bu sebeple yırtılmalara ve kanamalara yol açacağı için kesinlikle spiral kullanılmamalıdır.

Operasyon sonrasında kanser teşhisi konulmamış ise hasta düzenli olarak kontrole çağrılır. Bu dönemde genellikle 8 hafta içinde hamilelik hormonu beta HCG hormonu seviyesinin normal seviyeye düşmesi beklenir.

Patolojik inceleme sonucunda alınan parçada mol kanseri (koryokarsinom) gelişmiş, hastalığın yayılması ile ilgili bulgulara rastlanmış veya B-HCG hormon seviyesinde artış oluyorsa bu durum Gestasyonel Trofoblastik Tümör (GTT) olarak adlandırılır. GTT rahatsızlığında kemoterapi ilaçları kullanılır ve farklı tedavi süreçleri gerektirir. Kemoterapiden sonra yine hamilelik hormonu takibine devam edilir.

Ülkemizde mol hamilelik ve GTT kanser türünün tedavi başarısı çok yüksektir. Önemli olan erken tanı konulması ve uzmanların verdiği tavsiyeleri de dikkate alarak tedavi sürecinin derhâl başlatılmasıdır.

Mol gebelik yaşayan anne adayları daha sonra sıkıntısız, normal hamilelik süreçleri geçirebilirler. Ameliyat sonrası beslenme ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi sağlıklı bebek dünyaya getirme şansını yükseltecektir. Ayrıca annenin sağlığı için düzenli doktor kontrolleri yaptırması da çok önemlidir.


Source link

Check Also

İkiz Gebelik Hakkında Merak Ettikleriniz

İkizlere hamile olduğunun farkında mısın? Bu soru hamile olduğunu öğrenen birçok kadın tarafından sorulur. Gerçek …

120*600 120*600